E-posta, moda perakendecileri icin en karli kanal olmaya devam ediyor. Harcanan her dolar icin markalar ortalama 36 dolar geri kazaniyor. Hicbir sosyal medya platformu, hicbir ucretli arama kampanyasi ve hicbir influencer anlasmasI bu getiriye yaklasmiyor. Yine de bircok moda sirketi hala e-postayi ikincil bir is olarak goruyor, tum listelerine ayni genel bulten gonderiyor ve sonuclarin neden yerinde saydigini merak ediyor.
Vasat ve olagan ustu e-posta performansi arasindaki fark neredeyse her zaman segmentasyona dayanir. Aboneleri satin alma davranisina gore gruplamak her seyi degistirir. Gecen ay kis montu alan birinin ihtiyaclari, otuz saniye boyunca spor ayakkabilara goz atan ilk kez gelen bir ziyaretciden farklidir. Listenizi son alicilar, tekrarlayan musteriler, hareketsiz alicilar ve yalnizca goz atan ziyaretciler olarak boldugunuzde, mesajlariniz gurultu yerine ilgili hale gelir.
Terk edilmis sepet dizileri ozel ilgiyi hak ediyor. Cevrimici alisveris sepetlerinin yaklasik yuzde 70’i terk ediliyor ve modada bu rakam daha da yukari tirmanabiliyor cunku alicilar genellikle istek duyarak gezinir. Ilk 24 saat icinde gonderilen iyi zamanlanmis uc e-postalik bir dizi, kaybedilen gelirin onemli bir kismini geri kazanir. Ilk mesaj basit bir hatirlatma olmalidir. Ikincisi urun avantajlarini veya sosyal kaniti vurgulayabilir. Ucuncusu kucuk bir tesvik icerebilir, ancak musterileri her sepet terkinde indirim beklemeye alistirmamaya dikkat edin.
Satin alma sonrasi akislar esit derecede degerli ancak cogu zaman ihmal edilir. Birisi satin aldiktan sonra, markaniza olan heyecaninin zirvede oldugu dar bir pencereniz vardir. Bu pencereyi akillica kullanin. Stil onerileriyle bir onay gonderin, bir hafta sonra bir degerlendirme isteyerek takip yapin ve birkas hafta sonra tamamlayici urunleri tanitin. Bu diziler, surekli manuel caba gerektirmeden sadakat olusturur.
Gonderim sikligi, cogu pazarlamacinin dusundugunden daha onemlidir. Haftada iki ila uc e-posta gondermek, moda markalari icin ideal nokta olma egilimindedir. Bundan azini gonderirseniz aboneler mesajlar arasinda sizi unutur. Bundan fazlasini gonderirseniz insanlari abonelikten cikacak kadar rahatsiz etme riskiniz vardir. Abonelikten cikma oraninizi yakindan takip edin. Gonderim basina yuzde 0,3’u asarsa, muhtemelen fazla zorluyorsunuz.
Konu satirlari, geri kalan her seyin bekcilik gorevini gorur. Mumkun oldugunda 50 karakterin altinda tutun. Kurnaz olmak yerine spesifik olun. "Yeni keten koleksiyon - 80 TL altinda 12 parca" neredeyse her seferinde "Az once ne ciktigina inanamayacaksiniz" ifadesini gecer. Kisisellistirme de yardimci olur. Abonenin adini konu satirina eklemek, acilma oranlarini yuzde 10 ila 15 artirabilir, ancak asiri kullanildiginda etki azalir.
Yapay zeka destekli kisisellistirme, gercek kazanimlarin simdi ortaya ciktigi yerdir. Urun oneri motorlari, her abonenin istatistiksel olarak istemesi muhtemel urunleri onermek icin gozatma ve satin alma gecmisini analiz eder. Dinamik icerik bloklari, alicinin profiline gore gorsel ve metinleri degistirir. Gonderim zamani optimizasyonu, her e-postayi o belirli kisinin acma olasiliginin en yuksek oldugu saatte teslim eder. Bu araclar eskiden devasa butcelere sahip buyuk markalara ozeldi, ancak Klaviyo ve Omnisend gibi platformlar bunlari orta olcekli moda perakendecileri icin erisilebilir hale getirdi.
E-postadan en iyi rakamlari elde eden markalar siradisi bir sey yapmiyor. Dusunceli bir sekilde segmentliyorlar, onemli dizileri otomatiklestiriyorlar, abonelerinin gelen kutularina saygi gosteriyorlar ve verilerin destekledigi her yerde kisisellistiriyorlar. Oradan baslayin, her seyi olcun ve zamanla iyilestirin.